4 Nisan 2013 Perşembe

Pastorize Edilmiştir..

Önce yaz geldi. Sonra bitti. Sonra son bahar oldu grilik geldi;her renkten birazcık.. Sonra beyazlık yağar; ilham dolar sokaklar..Sonra bahar olur fonda renkler açar hafif müziğiyle..
Hepsinin arasındaki geçişte bi sessizlik olur, bi dolunday gelir; dolar taşar içler. sonra yeni ay olur, gün doğar biter bütün telaşlar..
Bazen bavullar çıkar ,sonra dolar taşar..Belki arada temizlenir, silinir ama ara ara rafa konur bütün yaşanmış tatiller , geziler..
Biri çıkar sorar "nasıl geçti?" diye..
Bi durur düşünürsün nasıldı diye?
İlk hisettiğindir hep bi nebze, son olan.
Hatırlanandır sana kalan.
Hatırlandığında hisediyorsan; o andır sende olan.
Zamandır akan ,belki beline hep bi yerlerde bağ olan.
Ama kemeri sen taktın,çıkart şu; zaman tasmanı boynundan..
Kifayetsiz olan kelimeler değil aslında!cibiliyetsizliğe aşkla sarılan; bu insanlar..!
Kelimeler ölmüş, hisler kül olmuş; gece yakılmış; hissiz sex sonrası sigaralarına.. Üstüne eklenmiş pişmanlık.sabah külleri ;yanında bir kahveyle..
Kar yağmış şimdilerde buralara..
Temizlik başlamış, bahar öncesi sessiz geçmiş yağmurlarla..
Söylenmemiş onca söz geride kalmış kime ne?
Yalnızlık,ölüm başlangıçtır unutma!
keşiftir,deneyimdir ,farkındalıktır unutma..Erdemle yapıldığında; hepsi ödüldür en son noktada.
Renkleri üstüne döktüm, şimdi boyalandın unutma..
Sana döktüklerimi arada gelip tuvalime sürdüm,renk kattın; bana, yaptıklarıma.
Sende harmanladım ben boyalarımı, böyle yazdım ben hep kağıtlara.
Seni de sonsuzlaştırdım ben hep yaptıklarımda.
Ne başladı nede bitti..
Gerçek sevgi zaten neden bitsin ki?
Küçük dünyanın insanlarından olma. Nefesinde şükür, sözünde hissin olsun ,dürüstlükte cesaret bulsun.
Gerçeklik kendini sende bulsun.
Hesaplar sonu mutsuzluksa; ne alışılır ki, o yapılamammış hesaplaşmalardan?
Şimdi söyle bana ey güzel ruh, tatlı olan insan;
kimdir senin öz kimliğini senden alan?
boynuna zaman tasmasını takıp yanına hırslar koyan?
kimdir seni senden çalan, üstüne tüy dikip, damdan atan?
yüzünü saklatıp maskelerle kendini sana unutturan?
dön bi bak şu haline?
etrafındaki aynalarına bak, hepsi sensin?
mutlulukla bakarsan mutluluk görsün karşında.
ayna karar vermez unutma. !
baktığında beğenip beğenmeyen hep sendin yine sensin, farkında ol artık buna!
kaçıp giden zaman değil bir tek sensin bu hayatta..
sen sende olmazsan kaçar gider bütün hayatlar sana..
sen sende güzelsin be anlasana..
oldurtmaya çalışma, olduğun ol hep bu hayatta..
sadece şimdi ve burası var.
geçmiş ve gelecek yok! geçmişi geçtik,geleceğe gelemedik.ozaman şimdisin; sen, ben, biz, onlar, şunlar; bu hayatta..
sen senle olmayı kutlasana, gerisi gidicek içindekiler dışında. hisettiklerin güzel olsun mutluluk doldursun içini hep bu hayatta!!!

18 Mart 2013 Pazartesi

Uzaklara..

çok uzaktaki bi dosta..
mezeli, rakılı, sofrada...
çok uzaklara şerefe...
geçmişimize.. yaşadıklarımıza..
anılar.. anılar..
geçiyomuş zaman..
unutmuyo ama insan..
hepsi herşey gitsede, bitti artık dense de olmuyo ki.
yaşanan her renk, duyulmuş onca sesle, atılmış kahkahalar..
ah ne çok aglamıştık ta..
ama en çok sen gidiyorum diyemez
ve giderken aglatmıştın..
evet şimdi gözyaşlarımdan çok,
senle öğrendiklerim var ama insan, günü gelince gene aglıyo.
ve unutmuyo.
ama hep güzellikler hatırlıyo..
bana da bi gel dedin sanki derinden yakınlarda.
sonra gelme kal orda dedin.
gene ara verdik görüşmelerimize..
ben şimdi buralara ikamet ediyorum..
sense heryere..
kanatlarından çıkan ışık sardı her bi yanımı ..
büyüttü içime düşen, tarifi olmayan o kocaman acıyı.
olmadı be yerinesi.
olmazmış olamazmış ta..
geriye neler kalmış neler..
özleme girmiyorum bile..
çok tutugum, arada çok doldugundan; kendini bırakmış gözyaşlarına, bıraktı kendini zaman.
güç aldım hep bizden çok uzaklara gitmiş gibi olan varlığından..
ışık bu ya, bize de yaktın bi mum
parlamak için güç bulduyorsun ya bize bu halinle bile.
özlüyorum be dost ..
bi ses duymak istio insan.
bi sarılmak, koklayıp öpmek.
sonra bakıp gene gülümsüyorum.
hayat böle ya .
gitmedigini hisetmekte sıcak.
acı veren o şey kadar sıcak.
Ve gerçek..
neki?
sen misin ben miyim şimdi?
etle kemikle nefesle mi
gerçek sanıomuşuz kendimizi.
söle bana ilham perilerimin en büyülüsü..
yanıma kondugunda, ben kendi gerçekleğimden seninkine akıorum.
hisettikçe içtenliğini gene gözyaşlarımla gülümsüyorum.
fotograflarda kalmadık sadece.
zihnimde kayıtlı olanlar bi sonraki hayatta da yeter bize.
yeterki gene gel hayatıma.
bu sefer uzun kalalım ..
yarım bırakmış olmayalım.
kalana çok kokuyo biliyomusun.
kalanlara başka bi acı basıomuş..
hiç gitmeyeninden.
seni seven herkese kendimle bolca o güzel ışıgından diliyorum.
unutmadım kuzum seni.
unutamamda.
sende unutma bu ruhu hep hatırla.
tüm yaşattıkların için sonsuz teşekür ve şükürlerimi yolluorum canım dostum sana.
kadehler doldu taştı
içimden içine kopanlar koptu.
meğer dogdugumuzda ölüp, öldüğümüzde; doğuyomuşuz.
ozaman sende mutluysan oralarda doğum gününe içiyorum.
Çünkü ölümün öle olmadığını biliyorum..

--
Melis Binay

3 Aralık 2012 Pazartesi

Hesap lutfen!

Bi yeni kayıt açılsın diye başlamak kadar kolay aslında.. (dışardan) peki ya içerden?off saçlarımı hiçte istedigim gibi kesmedi nası uzicaklarsa aynı aslında..saç senin kökü sende. sevgi senin ve içimizde..zamana bırakınca bütün kötü kesilmiş saçlar uzuyor.sonra gene manasızca; kendimizi bilmez ve kendinden, makasından emin olamayan kuaförlere bi güzel bırakırız kendimizi.adeta bir kobay olma edasında. belkide ilk kez dener sizin kadar kesen de.. lakin gene olmaz gene buhranla kalkılır masadan, kasaya gidilir bide üstüne hesap ödenir hemen zaman geçmesi beklenir. önce bi kaç gün sıksık yıkanıp üzerinde oynanır mutsuz olunup iki küfür patlar içlerden kesene.sonra zamanla saçlar uzar, gözler alışır etraftan iltifatlar başlar.kendine bi güven yerine gelir.işte aslında bi yeni kayıt açmaktır,yalnızlıga alışıp yeni sevgiliye hazırlamaktır kendini. kalpler biz izin verdikçe kırılır. dengeler bozulunca suratlar asılır. kendinden de mutsuzluk etkenince, çığlık dolu kelimeler kalır boğazlarda. bi gün gelir çatlak bi ses çıkar birinden diğeri kalkar gider o koltuktan..kalan mı düşünür hep bilimez.ama içlerdeki ses, sen oldukça; buhranli kalpler kalmaz; karşındaki gelip gidenlere. kırgınlıkla kızgınlıklar; birlikte misafir olmazlar bize. netsek çözümlenir. net olmaktan kaçtığımızdan beridir ki; korkular atırtmış, sesizlik dolu çığlıklar sıkılmış oda spreyi niyetine. kötü kokuları örtmedikçe bütün kutuyu boşaltır olmuş insanlar..kendilerine olan kırgınlıklarını başlarına yükleyip, korkularını öfkeleriyle şekerlemişler.ya ne komik herkes hep aynı sevgisizlik ve güvensizlikten yakınıp gene aynı mutsuzlukta. Cunku kendileridir kactiklari,aynalaridir yasadiklari..bosversene yenilikler guzeldir yenidir.yeniden dogus gibidir.gidenlerle birlikte sende kendinden gidersen gercekten kimsesizlige terkedilmis bi beden olarak dolanir durursun. Mutsuzluk cukurlari diyarinda cennetini yasarsin.basarizliklar ve mutsuzluklar bavulunu tasir durursun.bide gun gectikce agarlasir biliyomusun. Yorulur durursun..
Manyakmisin yahu?
Ne tasican sana agarlik yapan insanlari olaylari basarisizliklari konusmalari ve sevismeleri..inan bana hayatta senin olan hic bisey sana agarlik yapmaz, seni uzmez ve yormaz.cunku senindir ve gelir gidiosa bosuna aglama ya cok daha iyi bi yeni seni bekliodur yada bosuna uzulucek seyler yasama yasatma diyedir. Nefes aldikce hayat var ve hayat oldukca mutluluk hep var. Sen bu degeri kendinden alip bi baskasina verirsen bunun adi fedakarlik diildir aptalliktir. Bi baska icin nefes alamazsin ozaman butun oluleri uyandirirdik yada olmez onlari da yasatirdik. Kendini oldurmek bi baskasina odul diildir kendi fisini cekmektir. Ve bunca guzelligin arasinda bunu sen ben gibi herhangi bi olumlu icin yapmak hayatta birinin kendine yapabilicegi en buyuk zulum ve cezadir daha da onemlisi salakliktir.kalk kendin icin biseyler yap ve kendin ol..

Birileri Hep Kayıyo,Hep Ölüyo Yanıbaşımızda !!!!

yanı başlarımızda sürekli bir dramlar kopuyo ama biz takılalım içelim kaldığımız yerden devam edelim.. hep bi geçiştirelim gün gelir kendimize sıra gelir geçiştirmelerde. ozaman birileri kurtarmalıdır bizi. yoksa kimse? ... aslında var gibi görünüp hep yoksak? hep yanı başlarımızda çığlıklar atılırken , yüzlerde maskaeler ,ellerde içkilerle... hep daha iyi olma kafası bizim önümüze geçerse? nolur? hep kaybolan hikayeler , sönen, söndürülen yıldızlar , kayıp gençler, başlamadan biten hayatlar ,hikayeler yazılmaya çalışılır. yazmayan kalemler karanlanmış sayfalar kalır geride. nolucakki seni beni bağlamıyo dimi?hanginiz gerçekten yanınızdaki sevdiklerine baktınız? onları gerçekten dinlemek istediniz.? çoğu zaman aynı evi,aynı içkiyi, aynı yatagı, aynı anı paylaştınızda bi durup sormadınız en içten nasılsın neyin var diye?gerçekten merak ettiniz mi nası oldugunu? gerçekten baktınız mı?çünkü bence gerçekten baksaydınız görürdünüz?acaba görseydiniz gerçekten bişey yapıp silkelermiydiniz? uğraşırmıydınız?inatlaşsa bi yol gösterip güvende hisetmesini sağlarmıydınız?üzgünüm siz hiç bi bok yapamadınız..yanlarınızdan , koyunlarınızdan hayatlar akıo , nefesler tükenio, çığlıklar atılıo siz; görmüyo, duymuyo , ilgilenmiyo ve en önemlisi umursamıyorsunuz!!başınıza gelmedikçe hiç o pasa çıkmicaksınız çok belli!!ozaman siz dostlar; sahneye çıkmayın , şarkılar sölemeyin, oyunlar oynamayın, diziler, filmler, fotograf çekimleri,sergi açılışlarına gitmeyin, olmasın bunlar.!!yakışmıyo okuduklarınıza, çizdiklerinize , söylediklerinize , yaptıklarınıza.. bi kaç gömlek fazla duruyo. çünkü siz sanatçılar ve dostları; bir sürü yıldızlar kayıyo beyoglu ve civarında, dostlarınız kayboluyo.. siz daha yanı başınızdakilerden başlayamazsanız; olmamış bi halka asla ma^l olamazsınız.! olmayınız da .. olmuş gibi görünsenizde olmayın! insan olamamışken...kendini kendinden kaçıran, bagımlılıklar. bi manasız ucuz jargonlar. bi aptalca kıyafettir, üsttür, baştır, başarıdır , paradır, içkidir ,uyuşturucudur derken.. nooldu var olunuyodu onlarla hani? insan olamadıktan sonra dergilerde röportajlar, falanda filanlar , şanlar şöhretler; senin, yalanlar ve dolanlar onların olsun .. öyle mi oluyo? şimdi siz oldunuz, yanıbaşınızdaki ölü ruhlara ne besinde bulundunuz? sanatçı dediğin duyarlı farkındadır? evet evet öyle olmalıdır tabiki.peki daha toplum sorununa inemeden etraflarındaki kişilere olanları , dostlarına olanları göremeyenler sizler şimdi oldunuz mu? "olmak yada olmamak işte bütün mesele bu !!!".........

1 Ekim 2012 Pazartesi

ŞİMDİSİN!

HEP Bİ SESSİZLİK SARAR İÇLERİ, DURAN SENDİN SANIRSIN, HAYAT SANKİ AKIYOMUŞ GİBİ.. SAKİNLİK GEREKİR,SESSİZLİK GİBİ..DENGE ŞATTIR BÜTÜN DURMAYAN DALGALARIN DİNDİĞİ AN GİBİ..ŞİMDİSİN VE BURDASIN.ASLINDA BURASI TAMDA SENSİN.GEÇMİŞ KALMADI YENİ BİTTİ..GELİCEKTE GELMEDİ, DAHA PİYASAYA SÜRÜLMEDİ.ŞİMDİ VAR.BURASI..NABER , NASILSIN?DÜŞÜNME BOŞVER NASI HİSEDİYOSUN?LAFIN GELİŞİ OLMASIN.HİSSİN GELİŞİNDE OLSUN.KENDİN OLSUN.SENİN İÇİNDEN OLSUN..ŞİMDİSİN.HEP ŞİMDİLERİNDE MUTLULUK OLSUN.MUTLU BAK Kİ GÖR.GÖR DE MUTLU OL.SUSMA ARADA BİR SENDE SOR.AYNA SÖLEMEZ, SEN HEP DERDİN; SENDEN GÜZELİ YOKTU BU DÜNYADA!KİM DEDİ SANA ÇİRKİNSİN DİYE DE ONLARA BENZEMEK İSTEDİN?KİMSE KİM ONLAR..SENSİN İŞTE O AYNADAKİ VE GÜZELSİN VE SENSİN!!KİMSE OLMA SEN OL YETER; BANA, ONA , HERKESE.. ÇÜNKÜ HEP SEN OLUNCA GÜZELSİN HATIRLASANA!(=

1 Haziran 2011 Çarşamba

life is life oyununun iç yüzü.

Yazdım çizdim ben seni yendim oyunu.

Kazanma kaybetme davası değildir hayat, yada ölene dek süren bir savaş. Yada hayat boyu arayıp, sonunda buldugumuz; yalnızlık ve ölüm değildir. Ölümde yalnızlıkta başlangıçtır.Öğretidir.Andır.Bu varolan gerçekler; zamanla oluşmuş korkular olarak içlerde büyürken, bir sürü ormanı yakarken , üzerine alkol dökülürken, bu gerçeklere boğulmak ne anlamsız bi zaman kaybı. Halbuki; oyun bundan ibaret değilken.

Asıl oyun ondan keyiflenirken, oynanıyor siz onu kaçırıp duruyosunuz dostlar. Aldım verdim ben seni yendim değil ki; hayat. Yada zamansızlıklarla dolu bi çuvala atılmadınız ki.. kurgunuzda güvendesiniz. Korkularınızla kaybolan.. Hiçlikle heplik arasında o ince nüansı kaçırırken; vazgeçilmiş eylemlerle dolu hayatlara aktiviteler eklerken siz olmaktan koşarak kaçar oldugunuzu görmekteyim. Adınıza üzülmekte, gölgelerinizle bile huzursuzlanıp, somurturken korkularınız ,kalkanlarınız sandıklarınızı ; yemişte bitirmiş bile sizi akşam yemeginde.Hemde bir pizza gibi.

Şuurunu kaybetmiş ruhlar, homurdanan bedenlerle dolup taşıyor bugünkü sokaklar.. Kimsesizliklerine mi kadeh kaldırıyorlar bilinmez ama belirsizliklerine rakamlarla mutluluk arar oldukları kesin..Bağarışları, çığlıkları sonsuzlukta bi yük gibi adeta.. mutsuzluklarının nedenlerini başkalarında arayanlar; kendilerine bakmayı kaçırdıkça hatıraları ; anı , an olmaktan çıkıp mutsuzluk seçimleri olmaktan öteye geçemez.

Rahatlamaktan bu denli kaçmak ta nerden çıktı ki? Nereye gidiyorsunuz biz kafası, ruhu rahatlar atladık olsa gerek siz koşarken biz keyif yapıyoruz da. Bakın oyun oynarken keyif almıyorsanız neden oynuyorsunuz? Oyunu oynuyorsak lütfen keyif alalım. çünkü kaybetmeden kazanmanın keyfini çıkartamayız. Kaldı ki; bişey kaybettiğimizde yok , hayattayız. Ve hala içimizde yüce bir Tanrısal sevgi varken, keyifin sonsuzlugu da kaçınılmaz oluyor. Unutulan benlikleri hatırlatma programına dahil olmak isteyenleri; kendilerini anlamsızca sakin olmadan, ordan oraya atıklarını görüyorum. Bigün içki şişesinde, öbürgün; bir yatakta veya insanda, başka bir gün; bir işte ve hırsta ,başka bir gün; ego savaşında ,çepede falanlar filanlar işte. Uzatılıcak ta bişey yok. biliyosunuz içinde yaşıyoruz bu şehirlerde. Ama peki sen kimsin arkadaşım. Sen ve ruhun nelerden hoşlanır naparsınız tam anlamıyla kendiniz için?

Yada bu şavaşı boşverelim gel kutlamaya çevirelim bir ömür bu hayatı? Yaptıklarımızın hepsinin bir araç oldugunu, görevlerimizi gerine getirmek; öğretmek ve öğrenmek için; daha doğrusu hepbirlikte ilerleyebilmek için birer paylaşım aracı olduğunu sölesem. Bunlarla böbürlenmeni gerektiricek şeylerin; bu görevi yerine getirelmekteki haz dışındasının saçma oldugunu söylesem.. yani çok manasız desem ve hepimiz inanki eşitiz, aynı genden geliyoruz desem? Şimdi eline bir farkındalık mumu da sen alır , bir güzel dilekle yakarmısın ?

Tamam koşup duruyosun ya nereye hani? Hangi yöne bide sonunda ne var sölesene? Yada parkurun sonuna kadar tamamlayacağının sana kim garantisini verdi? biz bu hayatı alırken bize garanti belgesini vermeyi unutmuşlar da, sizinki nerden gelmiş ben ona meraklanmaktayım.

Hadi tamam biri vermiş sana bu garanti belgesini de o sonsuzlukta bütün amacın,olayın ; dünyevi mükemmellik listesine tik atmak mı ?

yani;

çok iyi egitim: tik

iyi bir kariyer: tik

bol para : tik

senin kadar iyi bir eş : tik

lüks bir hayat : tik

iyi bir aile kurmak ve yine sizin kadar bu profile uygun çocuklar : tik

ve...

ölüm.... : tik



bitti..

üzgünüz bu kadar. Onca çalışma paralar,pullar,evler,arabalar,şirketler,mezuniyet belgeleri, hırslar, kavgalar,savaşlar..burda kalıyor ve sizi firstclass bir uçuşla bir üst boyuta alıyoruz. Siz de uçarken, o geride atığınız bütün tiklere bakarak yükseliyorsunuz yavaşça. Ve birde bakıyorsunuz ki ; bütün o tik le dolu çuval, bütün o hazlar burda kalmış. Sonra üzerinize bakıyorsunuz , oda ne? Ne cinsiyet kalmış, nede kıyafet. Bır ışık olunmuş , bambaşka bir ışığa dogru bir yoluculuk..

Peki şimdi sen o ışığa ne katmışın?

Aaaa

Hiç bişey mi?

Tabiki ölmek istemezsin, bende istemezdim. Onca zaman; ver savaşları ,unut içindekini ; sonra da gitmek .. hemde o unuttugun içinle..bencede olmaz ama oyun zaten o değil ki.

O olsa bu kadar saçma,sıkıcı ve kuralsız bir oyuna bir ömür nasıl sıkıştırılırdı ki?

Olmazdı. bunca şeyi yaratıp , kuran sistem ; iş bize gelince bizim oyunun kurallarını unuttu mu? Yada atladı mı? Güneşi , evreni ,doğayı,dünyayı,karıncayı,seni ,beni,kalbinin atışını , beynini düşündü de bunu mu unuttu?

Yoksa sana mı unutturarak seni bu oyuna dahil etti?

Bide oyunun içine unutmana daha da yardımcı olucak birsürü oyuncak mı koydu.?

Yani zaman ilerledikçe oyun ilerledikçe sürekli level ı baştan almak yerine aslında ilerle dedi. De biz naptık ki şimdi böyle oldu?

Yani aslında özünde kendini yani oyundaki karakterini ; güçlerini,görevini,amacını,keyifini,tadını,rengini bilmelisinki oyuna başla ..

Bu ilk level ın şartları.

İkincisinde bunları tanıyıp , sevmeli oyuna bunlara hakim gitmeli ki ; gelicek olan bazı sınavlarda ; hızlıca keyifle ilerleyelim.. durup geriye bakmaya gerek kalmadan yada level ı başa sarmadan.

Sonraki level seçimlerle ilerleyen dogru kararlar verme partı.. aman tanrım nasıl olucak bu dogru saptama olay?ı.. ne kadar komplike görünsede çok kolay ; akmak, ilerlemek .. ilerlerken de; o andan, her anından keyif almak oyunun.. gülümsemek. içten ama en içimizden ..

Ahh yaaa canım sen o canavarlardan korkuyormusun?

Yahu onlar şu soludaki buttonla yani kalbinle; yok edebildiğin çok basit bişey.. tabiki o solundaki şey sadece kalbin olmakla kalmıyor içerisinde ; vicdanını,inancını,tanrısallıgını,sevgini,dengeni,gerçekliğini,niyeti ve en büyük terazini barındırıyor.

Yani bunu farketmen bu anlamları iyi bilmen gerekir ki ; karakterine daha bi hakim ol. Şimdi bu sölediklerim çok basit aslında . bu kalbin, bunlar içindekilerin bunun gücüyle; temizliğiyle, inancıyla,rahatlıgı ve dengesiyle aslında yeniyosun. fakat bunun dengesini bozabilicek, unutmanı sağlayan bazı partları da yok değil bu oyunun .

Şimdi en önemli durumlar;

Sakinlik , cesaret, sevgi,saygı,güven ve farkındalık

“Korkusuz ol ama dikatli ol” levhalarını sürekli yakmalısın. Korkular; düşmanlar bu oyunda. Çünkü onlardan korktukça daha da güçleniyolar ve sana saldırmaya başlıyorlar.içlerine alıyorlar ,sana yaşatıyorlar kendilerini.

Ardından hop bakıyoruz;

Saçma ön yargılar ,gereksiz yargılamalar,saygısızlıklar ve müdahaleler.. bunlar da; egoyla birleşip, başka bir düşmanlardır ki ; hiç sorma baya bu oyundaki en büyük düşmanlardan biridir korkudan sonra. Bunlarda iki tane şey yapınca bi anda şişiolar, büyüyüp; seni sıkıştırıp, patlatıyorlar.

Ardından geçioruz; oyundaki cambazlara .. bunlarda aslında aynadırlar özlerinde; lakin bize cambaz gibi gelirler.çünkü orda bir gözlük vardır gözünde ;kendinden kaçtıgın evrelerde takılmış bir gözlük.. Suçu başkalarına atıosun o bölümde ama o atığın; pimini azıla kopartıp kafana ve kalbine yani ruha koydugun bir bombadır; anında patlicak olan. Aslında içinde ; zamanla bu saydıklarımı başamazsan ,içinde boşluklar olmaya başlıyo ve onların yerine, içine koydugun; doldurgaç bombalar oluyorlar. İşte yerine göre kendin pimi çekip, kendini oyunda patlatabiliyorsun.

Sırası geliyor bi rahatlıyorsun. Hıh tam rahatladım diyorsun arka arkaya canavarlar giriyor sahana. Teker teker ugraşıyorsun. Bi ter basıyor o an öf diosun işte o anda gözünü iki saniye ordan ayırırsan; ellerinde durursa; malesef tekrar gözünü oyuna çevirdiginde o levela ya baştan yada gene ortadan ama geriden başladıgını görücen. Öf yaa dicen.. dikatli oynadıysan sana oyunu tekrar ettiren yere kadar süper kolaylıkla ve hızla geçicen, gene sonra orası gelicek; kaybettiğin yer gelicek; daha dikatli olucan sakinlikle ve bütün dikatinle ve pozitifliğinle.. sonra.. bi müzik çalıcak ellerini tuşlardan çekicen hatta içeri gidip bir badak su koyup içicen oh dicen gülümsicen ve bir üst level için hazır oldugunda oyuna devam edicen ..

Sonra oynadıkça farkedicen ki;

Bu oyunun kuralı çok basit çünkü bütün oyun sende..

Çünkü bütün korkular, önyargılar,egolar,kinler nefretler gittikçe yerine; sevgi,denge,saygı,huzur ,güven ,birlik beraberlik, farkındalık,bolluk ekleniyor olucak ve sonrasında bu bahsettiğimiz canavarlar yada düşmanlar olmadan sonraki amacın; sadece gidip keyif yapmak oluyor. İstediklerini yapmak , sabretmek ve sevmek oluyor gerisi berisi kutlama anlıcağın ..

Buna yenenler diyoruz. Korkuyu,egoyu,kini,öfkeyi,önyargıları yenmişler diyoruz. İşte oyunumuzdaki kazanlar...

Bence hazırsan başlamalısın..

Yaşıyosun , oyundasın bence boşuna durma başlamalısın keyifle oyununa ..

İyi eğlenceler dilerim bol sevgiyle..

20 Şubat 2011 Pazar

ilişkiler ve tepişmeler

son zamanlarda suratıma tokat gibi çarpan sevgilisi olan olmayanlardan ilişki yorumları nekadar ilişki denemicek boyutta, sevginin yanından geçmez olmuş.. nasıl olabilirki; birbirinizi tırmalarken dogru ilişki? yada nedir? elele tutuşmak ve sürekli kucak kucaga oturup her noktada öpüşmekmidir aşk?
Sevgi; her durum ve şartta mükemmelliğini ; hissiyle, yansımasıyla yaşattırır. ilişki başkalaşmak değil kendin olup yanındakiyle yanyana geldiginde birlikte yürüyebilmektir. kaçırdıgımız ve çogumuzun yaptıgı şeyse sanırım tamda şöyle;
yolda yürüorum birini görüyorum oda beni görüo yolda birini gördügüm için mutlu oluyorum aaa meraba bende yürüyodum sen ? derken oda bende der ve yürümeye başlarsınız.. ama benim yürüyüş hızımla onunkisi farklıysa birimizden birimiz digerine uyum saglamaya çalışır.. sonra aynı tempoda yürürüz arada araya bişeyler girer yanyana yürüyemeyiz ama bireysel yürürüz tekrar birleştiğimizde aynı hizzadaysak devam ederiz sorunsuz yürüyüş arkadaşlıgımıza. ama diilsek birimizden biri digerimizi bekler.. peki bu ne kadar devam eder? birinin digerine ben sanırım şurdaki magzalara bakıcam sen takıl ararım seni dedigi noktaya kadar. sonra o arkadaş gider. tek yürürsün bi süre kendi temponu yakalayana kadar saçma bi tempodan başlar, kendi kıvamına gelir, keyfe gelirsin. sonrası bi döngüdür. ama ne zamanki birinin digerini beklemesine gerek kalmadıgı, ayrılsanız da aynı hızda yürüdügünüz bi yürüyüş arkadaşı bulursunuz; ozaman kimse kimseye yaslanmış hisetmez.
yani başka bi değişle şöyle; iki araba aynı yere gidiceksiniz, biriniz daha hızlı gider digeri daha yavaş giderse kırmızı ışıklarda yanyana gelebilmek için birinin digerini beklemesi gerekir bekleyen keyif alamamaya başlar digeri yetişmeye çalışmaktan yola bakmaz. sonunda saçma bi ritm tutar mutsuzca bi şarkı sonlanır.
oyüzden bireylerin önce kendilerinin farkında olmaları gerekir ki; ritm uyumla kulaga keyifli gelicek sekilde tutsun. çalanada keyif versin dinleyenede..
yoksa şuan çalan; bi çok şarkı sanılan; ilişkide sound bile yok değil müzik olsun.
önce kendimiz olmalıyızki yanyana yürüyebilelim mutlulukla ..
acele etmeyin, siz siz olunca zaten sizin olanlar gelicektir. bi yere yetişmiyoruz, hiç bişey kaçmıyor. siz istediginiz sürece inanın ki herşey olucak .. yalnızlıktan korkmayın çünkü özünde yalnızız ancak bunu paylaşabildigimiz bir sürü enerji ve ruhla çok şanslıyız. ölürken tek öldügümüz gerçeği gibi. bunu baştan bildiginizde; uyuşturucu gibi bişey olmicak ilişkiler.. gerçek dışı ve etkisi gittiginde düşüşe sokan ama düşmemek için bolbol tüketim, daha da insan bagımlısı oldugunuz bi durumdan çıkıp çok daha gerçek ve ayakları yere basan gerçek olucaktır. kadın erkek ilişkileri dışında da insan ilişkilerinizde de düzelme kaydediceksiniz. sadece sakin olup kendiniz olmayı dileyin ve deneyin.. kazandıklarınızla yola devam ederken bol bol bonus toplicaksınız. sonra o puanlarınızı nerde istiyosanız orda sınırsız kullanma imkanına sahip olucaksınız.
gerçek birlik ve beraberlikle gerçek hisleriniz olucaktır. sevmekten korkmicak, tüm korkularınızı cesaretle yeniceksiniz.. sadece silkelenmeli ve aynadaki sizi sevip ,büyütmelisiniz, tanımalısınız. kendinizi sevdiginizde bir başkası olmadan yaşayamamak olmicaktır, yaşam daima olucaktır evrenin döngüsünde .. ölüm de ayrılık ta; bir son değil bir başlangıç olucaktır. yep yeni başlagıçlarla kendinize ve evrende olanlara güveniceksiniz. mutlulugunuzla nice mutluluklar yaratıcaksınız.